7-14 Yaş Aralığı ve Pratik Bilgiler

Ajandamdan pratik bilgiler aktarmaya devam edelim.

Bu ay ikinci yaş aralığına (7-14) dair notlarımı paylaşacağım.

• Çocukluk üç dönemden ibarettir.

a. Bağlanma dönemi 0-2 yaş

b. Aidiyet dönemi 7-14 yaş

c. Uyum dönemi 14-…

• Sakin bir çocuk istiyorsanız çocuğun ihtiyaçlarını vaktinde ve yeterinde giderin. Bu bağlanmanın ilk ayağıdır.

• Bağlanma dönemi güzel geçti ise aidiyet dönemi oluşur.

• Aidiyet çocuğun, bulunduğu kişilerin yanında kendini iyi hissetmesidir.

• Çocuğa bir davranışı zorla kabul ettiremezsin. Kendini aileye ait hissetmeli ki istediğin davranış gelişsin.

• Çocuk ebeveyn ile değil de arkadaşları ile her şeyini paylaşıyorsa aidiyet sorunu vardır.

• Aidiyeti pekiştiren etmenlerden biri, günlük yaşamın konuşulduğu aile toplantılarının yapılmasıdır. (7 yaşından itibaren)

• Bu yaşta, çocuğun oyuna ihtiyacı suya olan ihtiyacı gibidir. Duygusal olarak doymayan çocuk (oyun oynamayan) zihinsel başarıya ulaşamaz.

• Çocuk oyun oynarken zıpladıkça kan basıncı artar, beyni güçlenir. Böylelikle öğrenmesi kolaylaşır.

• Öğrenme hızı her çocukta farklıdır. Ebeveyn, öğretmen buna saygı göstermelidir.

• Gerek okulda gerek evde çocuğa öğretilecek en önemli bilgi, öğrenmeyi öğretmektir. Yani Çinlilerin meşhur atasözündeki gibi balık vermemek, balık tutmayı öğretmek şarttır.

• Kıyas, çocuğu kaygılandırır.

• Çocuğu başkaları ile kıyas etmek yerine kendi çocukluğunuzu anlatın. Ders çıkarsın.

• Başarısız çocuk yoktur. Öğretemeyen öğretmen veya çocuğunun eğitimiyle ilgilenmeyen ebeveyn vardır.

• Her ebeveyn, çocuğunun nasıl öğrendiğini gözlemlemelidir.

Zira her çocuğun kendine has öğrenme stili vardır. Kimi duyarak, kimi yazarak, kimi yaparak öğrenir.

• “Sana güveniyorum, başaracaksın.” cümlesi çocukta kaygı uyandırır.

• Çocuğa hızlı okuma değil anlayarak okuma öğretilmelidir.

• Çocuğunun neyi merak ettiğini gözlemlenip, merak ettiği konuda bolca materyal temin edilmelidir. (Kitap, dergi, oyuncak)

• Öğretirken ne kadar çok duyuya hitap ederseniz başarı o kadar artar.

• Çocuğun çok kitap okumasından ziyade, merak ettiği kitabı okuması sağlanmalıdır.

• Ona bir şeyler öğretirken, merak oluşturulmalıdır.

• Okul çağında çocuk unutkandır. Baskı yapmak yerine yardımcı olunmalıdır.

• İyi bir kişilik için çocuğun duygularını bastırmamak gerekir.

• Kendisi için değil, başkaları için biriktirmek öğretilmelidir.

• Bu davranış iradenin hızla geliştiği önemli bir yaş aralığıdır.

• İrade, vazgeçebildiğimiz oranda gelişir.

• Doğa, duygusal gelişimi düzenler. Çocuk doğa ile sık sık buluşturulmalıdır.

• İnsanın özü çocukluğudur. Çocuğa güzel hisler yaşatmak için gayret edilmelidir.

• Çocuğa saygı duyarsanız o da size duyacaktır.

• Bir şey söyleyecekken çocuğu yanınıza çağırmayın, siz onun yanına gidin.

• Çocuk, oyuncakla değil insanla oynamayı sever.

• Tertip ve düzen için odasını toplamasını değil, dekor edip süslemesini istemelisiniz.

• Adaletsiz olursanız çocuğun güvenini zedelersiniz. Şiddet gösterirseniz itibarınızı kaybedersiniz. İtibarını kaybeden, tesir gücünü kaybeder.

• “Ağzını açarak yeme!” demek yerine, “Ağzımızı kapatarak yemek güzel bir davranıştır.” Demek gerekir.

• Çocuğa ait eşya sayısı arttıkça, dikkat dağınıklığı da artar.

• Çocuk size sokulduğunda, “Ödevini bitirdin mi?”, “Odanı topladın mı?”, “Yemeğini bitirdin mi?” demek yerine duygusuna karşılık verip kucaklanmalıdır.

• Yanlış davranışından dolayı cezalandırılmamalıdır. Değer verilip hoşgörüyle karşılanıp, sabırlı olunmalıdır.

• Ağlayınca susturmayın. Bırakın ağlasın, yoksa duyarsızlaşır. Ağlayabilen insanlar eşini, dostunu anlayabilir.

• Yavrunuza tebessüm etmekten, “Seni seviyorum.” demekten usanmayınız.

• Çanta ve cüzdan taşıma hevesi değerlendirilmelidir. Tertip öğrenmek için iyi bir fırsattır.

• 7 yaşında zamana karşı duyarlılık için saat alınmalıdır. (Analog)

• Aileyi bir arada görmek çocuğa güç verir.

Sık sık tüm aile fertlerinin (dede, nine, kuzenlerin) bir araya gelmesini sağlayınız.

• Çocuk 12 yaşından itibaren, duygularını, hazlarını ve davranışlarını yönetecek iradeye sahip olur.

• Söylediği yalana değil, neden yalan söylediğine odaklanılmalıdır.

• “Niye yalan söylüyorsun?” demeyin, güven verin.

 

Önerilen makaleler

İlk Yorumu Sen Yap

Cevap Ver